30 Temmuz 2009 Perşembe

AKROŞTİŞ

Müslüm bir çorap kadar yumuşak olan kalbi

Uysal olan adına tam olarak uyuyordu

Severdi insanları ayırmazdı kimseden

Telkin ederdi bize hep sevgiyi sevmeyi

Alınca kader onu bir anda aramızdan

Farkettik yokluğunu yerini dolduramaz

Acısını bir bıçak gibi hissettik sonradan


Kim derdi ki sessizce gidecek aramızdan

Elemini dindirecek bir ilaç ver yaradan

Mutlu bir ölüm idi her ne kadar ölümü

Ahını almadı hiç mazlumun çaresizin

Lafını bile etmedi yaptığı iyiliğin


Ulusun hizmetinde kırk yılını verdi de

Yılmadı çalışmaktan,dürüstlükten,özveriden

Sıcak bir kalbi vardı gülüşü candan sıcak

Alnı açık başı dik,insanlıkta bir timsal

Layüsel bir varlıktı şimdi oldu bir masal


Orhan Uysal

27 Temmuz 2009 Pazartesi

BABA

Söğüdün gölgesindeki pınarın
soğuk suylarıyla yıkandığın için mi
doğduğunda
"Hoşçakalın evlatlarım" diyerek bir solukta
ayrılabildin dünyamızdan
Baba?

Bozkırın kavrulmuş toprağıyla
kundaklandığın için mi
Baba
gözlerinde görmedim korkuyu
son kez vedalaştığımızda?

Hilmi Uysal

Temmuz 2009

24 Temmuz 2009 Cuma

BRİÇ MAGAZİN



Orhan UYSAL 90'lı yıllarda Ankara Siyah-Beyaz gazetesinde haftalık briç köşesi yazıları yazdı. Bu yazılardan dört tanesine ilişkin kayıtlar elimizde. İlkini aşağıda bulacaksınız.

BRİÇ MAGAZİN

Orhan Uysal

Briçseverler merhaba.

Briç kurallar oyunu mudur? ( Hangi oyunun kuralı yoktur?) Aşkın bile kuralları var!
Briç kuralları zor bir oyun mu? Herhalde. Ama şüphe yok ki büyük zorlukları yenmenin mutluluğu da büyüktür.

Öyleyse Briç oyunun kuralları nelerdir?

Hem rober hemde turnuva bricinde Londra'daki "Portland Club" ve Amerika'daki "Uluslararası Briç Yasa Komisyonunun" ortaklaşa hazırladıkları kurallar geçerlidir.

-Kartlar dağıtılırken herhangi bir kart görülürse yeniden dağıtılır.
-Arttırma safhasında, oyuncu arttırma bittikten sonra konuşmaların tekrarını isteyebilir. Bu isteme hakkı defans oyuncuları için kağıt çekildikten sonra, deklaran için kağıttlar açılınca sona erer.
-Arttırma safhasında bir kart görülmesi durumunda eğer 0nludan küçük ise arttırma sona erinceye kadar öyle bırakılır,konuşmalar bitince tekrar ele alınır.
-Bir oyuncu arttırma bitmeden çıkış yapmaya kalkışır veya onör seviyesinde bir kağıdı gösterirse ortağı bir tur için pas geçmek zorundadır.
-Pas dahil bir konuşmayı değiştirmek aynı anda olursa mümkündür. Eğer bu değişiklik daha geç,fakat sonraki oyuncu konuşmadan yapılırsa usulsüzlük sayılır. Ortağı konuşmaların sonuna kadar pas geçmek zorundadır. Ayrıca bu oyuncunun ortağı savunma yapıyorsa bu karttan açılamaz.
-Yetersiz konuşma sonraki oyuncunun dikkatini çekilmeden yapılırsa affedilir. Aksi halde bu konuşma ya pas demekle veya yeterli konuşma yapılarak (yaptırılarak) düzeltilir.
Örneğin;

Güney Batı Kuzey Doğu
3 Pik 2 kör 4 pik Pas

Bu örnekte kuzey konuşmayı ikaz etmeden sürdürmüş olduğundan affedilir. Eğer kuzey pas demiş olsaydı; 4 kör demekle veya pas demekle düzeltilmesi gerekirdiki bu durumda ortağı sonuna kadar pas demesi zorunlu olurdu.
Yasal olmayan başka bir durumda,

Güney Batı Kuzey Doğu
Pas - - Pas

İki oyuncunun da konuşma sırası varken doğu pas demekle yasal olmayan bir konuşma yapmıştır. Batı sırası geldiğinde konuşmayı durdurur ve doğu bir tur için pas demek zorundadır.

Güney Batı Kuzey Doğu
3 trefli - - Pas

Bu defa doğu konuşma sırası ortağında iken pas geçmiştir. Bu ağır bir cezayı gerektirir. Bu durumda doğu oyunun sonuna kadar pas demek zorundadır. Batı sırası geldiğinde kontr veya sürkontur hakkını kullanamaz. Dekleran belirli bir rengin çıkışını isteyebilir veya yasaklayabilir.

-Sırasız konuşmanın cezalandırılması ise;

Güney Batı Kuzey Doğu
(Dağıtan) - - 1 kör

Kimse konuşmamış iken yapılan sırasız konuşmadır. Konuşma sırası güneye geçer. Sırasız konuşmayı yapan oyuncunun ortağı olan batı oyun sonuna kadar pas geçmek zorundadır.

Kurallara önümüzdeki hafta devam edeceğim şimdilik kesiyorum. Çünkü "Magazin" yazısının briçle ilgili olsa dahi sıkıcı olmaması bir kuraldır!



Batı trefli çıkar ve güney her savunmaya karşı 5 sanzotu yapar.
-Güney alır ve üç el kör oynar. Doğu üçüncü körü almak zorundadır.
Küçük trefli dönerse; Kuzey alır ve güney ortanca bir karo (D,V) atar. Kuzeyin son körü üzerine üç renkten sıkışır. Pik veya karo yerse güney aksi renkten defos eder. Trefli yerse kuzey bir trefli bağışlar. ve elinden karo onörlerinden birini daha atar. Doğunun en iyi savunma olarak küçük bir pik dönüşünü yerden alır ve sağ trefliyi çekerek doğuya bir kez daha sıkıştırır.
Doğu küçük bir pik dönerse; Kuzey alır ve trefli onörlerinden birini oynar. Doğu Rua ile alır ve güney bir ortanca karo (D,V) atar.

Bu kez doğu için en iyi savunma trefli ile elden çıkmaktadır. Kuzey alır ve güneyden bir ortanca karo (D,V) boşaltır. Şimdi yerin son körü doğuya karşı mükerrer bir skuizi doğurur.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

OKTAY'a

Olgunlaşır bir insan gelince kırk yaşına

Kemale erer akıl gelir aklın başına

Temiz bir mazi sana ne güzel bir sermaye

Ak bir sayfa daha aç kazanç için maziye

Yararlan ey güzel oğul ok gibi gir atiye.


Orhan UYSAL

14 Temmuz 2009 Salı

ANADOLU HAZİNESİ

On bin yıllık tarihi olan Anadolu çocuğuyum
Bir çok ırkın içinden yoğrulup gelmiş soyum.
Tarihler yazılırken beni hep anlatırlar
Ne yazık ki bilmiyor şimdiki gerçek soyum.

Ne medeniyetler geldi ,bağrımda ben doyurdum
Hititlerin şanını Mısır’a ben duyurdum.
Frikler,Litler,Mitler,Helenler,Romalılar
Onların destanını toprağımda yoğurdum.

Selçuklu Osmanlılar benden aldı hızını
Dünyaya hükmedenler benden aldı kızını
Avrupa’sı Asya’sı ta Hindistan’a kadar
İpek yoluyla sundum medeniyet tözünü.

Tarihi hazineler bıraktım nesillere
İnsanca hep davrandım yenilen esirlere
İbret alıp bakalım ne olur ey milletim
Bize bırakılıpta yok olan eserlere.

Hiç bir yurt yaratmadı benm kadar tanrıyı
Kibele’yi Aton’u Güneş’i Gök tanrıyı
Anaerkil bir soydan akıncı Amazon’a
Ben öğrettim erkekleri alt eden o kargıyı.

İstiklal savaşında ben yendim dört düveli
İslam felsefesine taç oldu Hacı Bektaş-ı Veli
Nesiller nesilleri büyütüp besleyerek
Dünyaya nam salmanın yokmudur hiç evveli?

Türklükten daha önce Anadoluluyum ben
Onunla öğünürüm her şeyi çok mükemmel
Tanrı yaratan toprak kaldıkca bu dünyada
Korkmama hiç neden yok bitmez tükenmez amel.

Orhan Uysal

10 Temmuz 2009 Cuma

Kışlada Çocukları İle











Babam bizleri kışlaya götürmeyi severdi. Ben de kışlaya gitmekten, oradaki düzenden büyük zevk alırdım. Çeşitli konuları sorgular anlamaya çalışırdım. Babam hiç bir zaman bu sorulmaz, sorgulanmaz demedi. Eleştirel yaklaşımı ondan almışız.


8 Temmuz 2009 Çarşamba

100 SORUDA BRİÇ - SORU1

Babam 100 Soruda Briç adıyla bir kitap hazırlamış fakat kitap basılamamıştı. İlk sorudan başlıyarak soruları burada bulabileceksiniz.


SORU 1: BRİÇ OYUNU NASIL BİR OYUNDUR?
____________________________

Briç diger kağıt oyunları gibi basit bir eğlence aracı olmaktan
çok ;insanın bütün yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olan bir
zeka ve bellek oyunudur.

Briçde bir oyunun tamamını 7,5 dakikada tamamlanması kural
gereğidir. Bu acidan düşünürsek bir el icin düşünme suresi yarım
dakika yapar ki bu süre içinde bütün olasılıkları düşünüp bir
sonuca varmak zorunludur.

Briç oyunu insan psikolojisini en iyi şekilde yansıtan bir
oyundur.İnsanı oyun masasındaki davranışları kişiliklerini en iyi
şekilde yansıtan deney alanıdır.

Briç oyunu bir fikir geliştirme ve zeka oyunudur.Bu bakımdan
yaşlı insanlarda erken bunamaıi önleyen bir paratoner görevi yapar.

Briç oyununu toplumsal açıdan da üstünlükleri tartışılmaz bir
gerçektir.Briç masasindaki arkadaslık başka oyunlardaki olana
benzemez. Cemal Gürsel bir bakan ismi düsünürken ilk
aklına gelen Hayri Mumcuoğlu olmuştur. Hayri Mumcuoğlu
paşanın briç arkadaşıydı.

Briç sağlık açısından da önemli bir oyundur. Briç insanlar için
bir deşarj ve rahatlama sağlaması bakımından ; stresin verdiği
gerilimi önlemekte ve sinirlerin yatışmasına neden olmaktadir.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

HANİ

Hani düğüne gidecektik İzmir'e gençlerin şenliğine
Bir sevgi çemberinde olacaktık birlikte
Hani Dikili'ye gidecektik kurban bayramında
Bülbül seslerini dinleyecektik sabah uyandığımızda

Bahçede çimenler, güller arasında
Hani yazlık yaptırdığın Kepez deÇamlar arasında
Antalya sıcağında memleket davalarını çözecektik bir arada
Akşamları ayın tepsi gibi göründüğü balkonda içkimizi içecektik mehtapta

Hani briç oynayacaktık birbirinden iyi briççiler arasında
Sözünden dönmezdin sen ama ne girdi aramıza
Bizden usandında mı gittin o geri dönülmez diyara
Sensiz yaşamak zindan gibi geliyor insana


Orhan UYSAL'ın çok sevdiği bacanağı İrfan Berker'in ardından yazdığı 3 şiir bulunmakta. Bu şiirlerden HANİ'nin 3 ayrı versiyonundan biridir.

4 Temmuz 2009 Cumartesi

TEK YOL


Kim sağ der kimi sol der ben diyorum ileri
Kimi gider orta Asya’ya birleştirir Türkleri
Bırakalım tek bir yolda yürüyelim beraber

Çağdaş ilim elimizde tutulacak meşale
Kemalizm kalbimizde yıkılmayan tek kale
Halkımızı çağdaş kılmak bütün mesele
Bırakalım tek bir yolda yürüyelim beraber

Kimi satar karaborsa Avrupa’nın malını
Kimi sormaz ne durumda fakirlerın halini
Bırakalım düşünelim memleketin halini
Bırakalım tek bir yolda yürüyelim beraber

Durmaz gider ürüsede medeniyet kervanı
Medeniyet düzeyinin üstüne çıkmak Atatürk’ün fermanı
Ondan alır aydınlarımız dizlerinde dermanı
Bırakalım tek bir yolda yürüyelim beraber

Ülkemizi devrimlerle baştan başa gezelim
Şeriat’ın tarikat’ın başlarını ezelim
Kapitalist emperyalist oyunları sezelim
Bırakalım tek bir yolda yürüyelim beraber

Kemalizm’in altı oku bize rehber olmalı
Halkımızı aydınlatıp ,doğru yolu bulmalı
Kemalizm ülkemizde tek prensip kalmalı
Bırakalım tek bir yolda yürüyelim beraber

Atatürk’ün ilkeleri toprağımda taşımda
Nimetleri görülüyor vatandaşın aşında
Liderimiz bin yıl geçse halkımızın başında
Bırakalım tek bir yolda yürüyelim beraber

Orhan Uysal

1 Temmuz 2009 Çarşamba

"Gerçek Haber" Gazetesi Sahibi Orhan UYSAL












Orhan UYSAL 1 Haziran 1976 tarihinde Çorum'da yerel "Gerçek Haber" gazetesinin sahibi olarak kısa bir süre gazetecilik yaptı. Bu gazete haftada 6 gün çıkarak babamın yönetiminde 10 Temmuz 1976'da 35. sayıya geldi. Birleşik bir gazete çıkarmak amacıyla , Köy-Koop, TÖBDER ve Maden-İş'in destek olacağı sözleri ile bu işe başladı babam. Fakat bütün bu destek sözlerinin lafda kalması üzerine gazeteyi devretti. Daha sonra 5-10 sayı çıkan gazete kapandı. Bu 35 sayının elimizde sadece 14 sayısı bulunuyor. Bu sayıların baş sayfalarını (bu gazete 4 sayfa idi) ve babamın yazılarını sayısal ortama aktarma çalışmasına başladık. Gerçek Haber gazetesinden 1 baş sayfa ve baş yazı yukarıda.